top of page

İngilizce Yaratıcı Drama

  • afifesanatatolyesi
  • 20 May
  • 3 dakikada okunur

Atölye Afife olarak biz, yaratıcı dramanın tekniklerinden faydalanarak, katılımcıların tamamen İngilizce konuşulan bir ortamda dile maruz kalmasını ve dili oyunun bir parçası olarak algılayarak pratik etmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Bu bağlamda, katılımcılarımızın yaş gruplarına uygun sürelerde, dil becerilerine ve kazanımlarına uygun tasarladığımız oyunlardan oluşan atölye içeriklerimizle dil üretimini destekliyoruz.


Var olan sistemde, İngilizce çalışmaları ağırlıklı olarak kitaplardan ve çalışma kâğıtlarından oluşur. Klasik kurumsal ortamlarda sıraların arkasına saklanan katılımcıları, kitap ve aktarıcı merkezli bu anlayışın dışına; ana dilini edindiği gibi doğal ortamına

, gerçek yaşamla bağlantılı oyunlar oynamaya davet ediyoruz.


Neden mi?


Yabancı dil ediniminde en sık karşılaşılan sorun, şüphesiz ki katılımcının yaşadığı gerginlik, utangaçlık ve rahatsızlık hissidir. Özellikle küçük yaş gruplarındaki ve ilk gençlik dönemindeki bireylerin doğal yaşam alanında ve gerçek hayat bağlantılı oyunlarla daha çabuk kavradığı ve bu yolla edindiklerinin daha kalıcı olduğu yapılan akademik çalışmalarda görülmektedir. Hata yapmayı dışlayan sistemlerin yarattığı hata yapma korkusu, kişide kaygıya sebep olan ve gelişimin önüne geçen en büyük engeldir. Kaygı, kişide oyuna veya atölyeye katılmama, kendini gizleme, keyif almasını engelleme gibi sebeplerle, edinimin gerçekleşmesini geciktirir ve bazen de tamamen engelleyebilir. Katılımcı kendini ne kadar kaygılı ya da gergin hissederse, edinim de o ölçüde engellenecektir. İngilizce pratiklerinde dramanın kullanımı, İngilizceyi kuramsal bir dayatma olmaktan çıkarır. Aksine, pratikle birlikte kalıcılığı sağlanan eğlenceli bir atölye çalışmasına dönüştürür.


Dramanın kullanımı, katılımcının canlandırdığı bir karakteri, çözüm ürettiği problemi, tasarladığı bir olayı, oynadığı bir oyunu ya da sunduğu projeyi bir anıya dönüştürmesini, dolayısıyla o an içinde yaşayarak içselleştirmesini sağlar. Bu durum aslında yabancı dil edinme sürecini ana dili edinme sürecine yakınlaştırır. Hayat ile iç içe hayata dair durumlarla baş ederken kullanılan dil hem gerekli hem kalıcı bir hal alır. Akademik çalışmalara bakıldığında yabancı dil gelişiminde birçok yaklaşımla aslında bunun sağlanmaya çalışıldığı görülecektir:


Katılımcı öyküsel hafızayı kullanarak, deneyimlediği anı daha sonra bağlam içinde anımsamakta zorlanmaz.


Görev temelli süreçlerde muhakkak olması gereken koşullardan biri, aktivitenin gerçek hayat bağlantılı olmasıdır. Yaratıcı drama teknikleri sayesinde İngilizce kazanımlarına uygun oyunlar tasarlanarak, atölye ortamı gerçek hayat bağlantılı hale getirilir.


İletişimsel dil yaklaşımında da görüleceği üzere anlamlı iletişim dilin temel noktasıdır ve buna ulaşabilmek için anlamlı, temelli, gerçek yaşam ortamları kurulması zaruridir.


Tüm Fiziksel Tepki yaklaşımı ise özellikle küçük yaş gruplarındaki katılımcıların hareket ihtiyacını karşılaması ve hareket ile kelimelerin, anlamların kas hafızası yoluyla da kavranmasını kolaylaştırır. İngilizce yaratıcı drama atölyelerinde katılımcı sürekli aktiftir ve bu yaklaşımın kazanımlarından da faydalanabilir.


Telkin metodunun ise katılımcının şarkılara, oyunlara ve metinleri canlandırmaya aktif olarak katılması ve bunu sağlamak için de katılımcının isteğini pekiştirecek müzikler, renkler, materyaller kullanılması özelliğinden atölyemizde yararlanmaktayız.


Bütün bu yaklaşımların tamamında görülen gerçek hayat bağlantılı gelişimin gerekliliği açık olsa da bunu geleneksel ortamlarda ve izole aktivitelerle başarmak mümkün olmamaktadır. İngilizcenin anadil olarak kullanılmadığı yabancı bir bağlamda, atölye liderinin İngilizceyi anadili olarak kullanan biri olması durumunda bile bu durumu sağlamak kolay olmaz. Bunun temel sebebi, çocuk ve ilk gençlik gruplarının yaşları sebebiyle atölye temalarını ne kadar ilgi çekici olursa olsun hayatlarıyla bağdaştıramamaları ve aslında ciddiye alamamalarıdır. Bu yaş grubunun en ciddiye alıp hayata geçirdiği şeyin oyunlar olduğu düşünülürse yaratıcı dramanın İngilizce gelişimi için oldukça başarılı bir araç olduğu anlaşılacaktır. Oyunlar, hayat kesitlerinin kolayca canlandırılabildiği alanlar olarak yaşamla ilintili bağlamları oluşturmamızı sağlarken, katılımcıların da ciddiyetle sarılacağı bir atölye aktivitesi oluşturur. Katılımcılara bağlam oluşturmak adına gerçek yaşam durumunu taklit ettirmek yerine, onu bunun bir oyun olduğu bilgisi dahilinde oyunun sonucundaki hedefe yönlendirmek kendi dünyalarında daha gerçekçi ve sürdürülebilir olacaktır. Oyunun içinde dili araçsallaştıran katılımcı için içselleştirmenin gerçekleşmesi kaçınılmaz olacaktır.


Atölyemize başvuru ve detaylı bilgi için bizimle iletişime geçin : Çocuk Atölyeleri Bilgi alma Formu


 
 
 

Yorumlar


bottom of page